Kırgızistan ve Türkiye ilişkileri hakkında Türkiye Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem ile röportaj.
Bugün biz Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem ile sohbet edeceğiz. Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ilişkilerden bahsedeceğiz.
Gazeteciler ile son görüşmenizde Türkiye’nin Kırgızistan’ı bağımsız bir devlet olarak ilk tanıyan ülkelerden biri olduğunu ve ayrıca Bişkek’e büyükelçi gönderen ilk ülke olduğunu belirttiniz. Bugün Kırgız-Türk ilişkilerinin seviyesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce önümüzdeki yıllarda ikili iş birliğinde hangi alanlar en büyük potansiyele sahiptir?
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem: Çok teşekkürler. Hoş geldiniz. Türkiye ve Kırgızistan arasındaki ilişkiler tatminkâr seviyede, her düzeyde devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz yıl Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi vesilesiyle Kırgızistan’a geldi. Aynı zamanda, iki ülke Cumhurbaşkanlarının başkanlığında, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplandı. Bu toplantıda, Türkiye ve Kırgızistan arasındaki ilişkiler “kapsamlı stratejik ortaklık” düzeyine çıkarıldı. Çeşitli alanlarda 19 anlaşma imzalandı. Sayın Cumhurbaşkanlarımızın o toplantıda belirlediği hedefler doğrultusunda çalışmaya başladık.
Kırgızistan’la ilişkilerimizde üst düzey ziyaretler büyük önem taşıyor. Çalışmalarımızda yolumuzu aydınlatıyor. Yoğun üst düzeyli temas trafiği devam ediyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş Nisan 2025’te Kırgızistan’ı ziyaret etti. Parlamentolararası işbirliği konuları ele alındı. Bu çerçevede, bir de TBMM ve Cogorku Keneş arasında Parlamentolararası İşbirliği Protokolü imzalandı. Kırgızistan’daki yeni Meclis döneminde de bu ilişkilerin en üst düzeyde sürdürüleceğine inanıyoruz. Bunu destekliyoruz. Kırgızistan’da yakın zaman önce düzenlenen erken parlamento seçimlerinin sakin ve düzenli şekilde yürütülmüş olduğunu mutlulukla görüyoruz. Bunun için Kırgız Hükümetini, Merkez Seçim Kurulu Başkanını ve bütün görevlileri, Kırgız halkını tebrik ediyoruz. Hayırlara vesile olmasını diliyoruz.
Daha sonra, 18 Eylül’de Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz, birçok Bakan Yardımcısıyla birlikte Kırgızistan’ı ziyaret etti. Bakanlar Kurulu Başkanı Sayın Adılbek Kasımaliyev’in evsahipliğinde heyetler halinde Karma Ekonomik Komisyon toplantısı yapıldı. Belgeler imzalandı.
İşbirliğimizi Kırgız dostlarımız ve Kırgız hükümeti ile el ele her alanda geliştirmeyi istiyoruz ve bunun için çalışıyoruz.
Aynı zamanda çok taraflı platformlarda da işbirliğimiz devam ediyor. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), tüm kardeşlerin, tüm Türk devletleri ailesinin biraraya geldiği son derece önemli bir teşkilat, organizasyondur. Bu organizasyonun içerisinde, tüm sektörlerde, kurumlarımız biraraya geliyorlar ve bunların toplantıları geçen sene Kırgızistan’ın TDT Dönem Başkanlığında son derece başarılı biçimde devam etti. Bu toplantıların başarısı ve verimli sonuçları nedeniyle Kırgız hükümetini ayrıca tebrik ediyoruz, kutluyoruz. Bu sene dönem Başkanlığını Azerbaycan’a devrettiler. Azerbaycan’dan da gelecek sene biz devralacağız.
TDT’nin yanı sıra bizi biraraya getiren birçok başka organizasyon var. Onlardan bir tanesi TÜRKSOY. TÜRKSOY’un başında yine bir Kırgız kardeşimiz, Kırgız Genel Sekreter var. Sayın Sultan Raev. Onun çalışmalarını da mutlulukla izliyoruz ve destekliyoruz.
Aynı zamanda parlamenterleri biraraya getiren Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) var. TÜRKPA’nın da içerisinde parlamenterlerimiz halklarımızın birer temsilcisi olarak iki halkın ve bütün Türk ailesindeki, Türk Devletleri ailesindeki halkların aralarında halktan halka ilişkilerin kurulmasına öncülük ediyorlar.
Uluslararası teşkilatlarda ve organizasyonlarda birbirimizi destekliyoruz. Ortak üyesi olduğumuz Birleşmiş Milletler’de (BM) , Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatında (AGİT) ve ayrıca üyesi olduğumuz bütün organizasyonlarda birbirimizi destekliyoruz. Türkiye ile Kırgızistan’ın dostluğu sadece ikili ilişkilerde değil uluslararası alanda da kendisini gösteriyor. Verimli sonuçlar alıyoruz.
Ekonomiden bahsedersek, Kırgızistan ile Türkiye’nin arasında ekonomik ve yatırım işbirliği nasıl gelişiyor? Türk yatırımcılar için Kırgızistan’ın özellikle hangi sektörleri ilgi uyandırıyor ve neden?
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem: Öncelikle şunu bilmek lazım: Türkiye, Kırgızistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkedir. Kırgızistan’a büyükelçi gönderen ilk ülkedir. Dolayısıyla, Kırgızistan ile bağlantılarımız, ilişkilerimiz o dönemden bu yana her sektörde devam ediyor. Bunun en başında, tabii, ekonomi ve ticaret alanındaki ilişkilerimiz geliyor. İki halkın ortak refahı için çalışıyoruz. Bizim TDT’deki prensibimiz de budur: Karşılıklı iki halkın kardeşliği, eşit egemenliği ve eşit ortaklığı için çalışıyoruz. Dolayısıyla, ekonomi alanında da her iki tarafa, her iki ekonomiye, her iki halka faydası olacak yatırımlar için Türk iş adamları son derece aktif bir şekilde çalışıyorlar. Örneğin, ticaret hacmimiz 1,5 milyar dolar mertebesinde. Türkiye, ticaret ve yatırımlarda Kırgızistan’ın her zaman ilk beş ortağı arasında oldu. Ticaret hacmimizin, Sayın Cumhurbaşkanlarımızın bize gösterdiği hedef olan 5 milyar dolara önümüzdeki yıllarda çıkarılması için gayret gösteriyoruz. Örneğin, geçtiğimiz günlerde Kırgız Gümrük İdaresi Başkanı Türkiye’yi ziyaret etti. Ticaretin kolaylaştırılması için karşılıklı anlaşmalar imzalandı.
Bugün, şöyle baktığımızda, 1,5 milyar dolarlık ticaret hacminin dışında Türk özel yatırımları da aynı rakama ulaşmış durumda. Kırgızistan’daki Türk özel yatırımları 1,4 milyar dolara tekabül ediyor. Bunun yanında bir de kamu yatırımlarımız var. Kamu yatırımları ne demek? Mesela, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi var. Türkiye’nin Kırgızistan’da okulları var, ortaöğretim ve liseleri var. Aynı zamanda Kırgız üniversitelerinde desteklediğimiz fakülteler var. Bunun yanında Türkiye Maarif Vakfı Okulları var. Bir de ‘Dostluk’ hastanemiz var. Cumhurbaşkanı Sayın Sadır Caparov’un isteği üzerine, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın inisiyatifi ile kurduğumuz bir Recep Tayyip Erdoğan Bişkek Dostluk Devlet Hastanemiz var. Bu kamu yatırımlarımızın toplamı da yaklaşık 1 milyar doları buldu. Az değil. Şu anda yaklaşık 350 Türk firması Kırgızistan’da aktif durumda. Türk-Kırgız İş Adamları Derneğini kurduk. Türk ve Kırgız ortaklar aynı dernek çatısı altında çalışıyorlar. Önemli yatırımlar olarak gösterdiğimiz, mesela, finans sektöründe Demirbank var. Burada çok aktif. Her sektörde önemli yatırımlarımız var. Eti-Bakır Tereksay, Terek-Say’da Kırgız Altın ile birlikte, ortaklaşa altın üretiyor. Bişkek’in göbeğinde Sheraton Otel var, Bişkek Park var. En nadide kuruluşlardan bir tanesi. Orta Asya Investment Holding var. Kudret Göz Hastanesi var. Coca Cola var. Bunlar hep Türkiye’nin Kırgızistan’a verdiği değerin birer göstergesidir.
Madencilik, enerji, bilhassa yeşil enerji, gıda işleme, lojistik, turizm altyapısında ciddi bir potansiyel görüyoruz. Türk iş adamlarımız yatırımlarına devam etmekteler. Bu örneklerden bir tanesi, mesela, Beta Grup büyük bir yatırıma girişti. Yaklaşık 100-150 milyon dolar tutarında büyük bir yatırım yapıyor, Beta Store yenileniyor. Bişkek’in en güzel yerinde, merkezinde yeni büyük bir merkez inşa ediyorlar. Bunların devam edeceğini söyleyebiliriz.
Kültürle ilgili konuşacak olursak, şu anda iki ülke arasında kültürel projeler, insani girişimlerin hangileri önceliğe sahip ve kültürel ilişkiler iki halk arasındaki güvenin, anlayışın pekişmesine ne kadar katkı sağlıyor?
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem: Medeni alanda, kültürel alanda da bizim ilişkilerimiz son derece güçlü. Bir kere, TÜRKSOY zaten Türk Devletleri arasında son derece önemli bir işlev görüyor. Ortak kültüre sahibiz. Çıkışımız ortak. Dilimiz ortak, tarihimiz ortak. Bu birlik, bu birliktelik bizim daha ileriye yeni atılımlar yapmamıza sağlam bir temel oluşturuyor. Benim düşüncem, bunu ikili anlaşmalarla, ikili çalışmalarla daha da ileriye götürebileceğimiz yönünde. Mesela Yunus Emre Kültür Merkezimiz Bişkek’te açıldı. Bu Kültür Merkezimiz, Türk kültürünün Kırgızistan’daki kardeşlerimiz ile ortak biçimde çalışılmasına ve tanıtılmasına hizmet edecek.
Aynı zamanda, Kırgızistan’a yönelik ikili ve teknik yardımlarımızın önemli bir kısmını da zaten medeniyet ve kültür oluşturuyor. Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), Türkiye’nin yardımları konusunda, kültürel alanda da medeniyet alanında da, sosyal alanda da çok yararlı projeler yaptı. Türkiye’nin bugüne kadar, Kırgızistan’a kültürel alanda, teknik alanda yardımları yaklaşık 1 milyar doları buldu. Dolayısıyla, bizim bu çalışmaları devam ettirmememiz için hiçbir neden yok. Ortak kültürümüzün geliştirilmesi bizim için önceliklidir.
Hepimizin malumu, Türkiye büyük turistik devletlerden biri. Bu bağlamda Kırgızistan Türkiye’nin tecrübelerinden neler öğrenebilir?
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem: Kırgızistan çok güzel bir ülke. Kırgızistan’a gelip de, Kırgızistan’ı görüp de sevmeyecek bir insan yok. Hem dağı ile hem yaylası ile hem nehirleriyle, güzel doğasıyla hem de insanlarıyla. Kırgız halkı son derece sıcak ve misafirperverdir. Kırgız halkının yüreği, Türk halkının yüreği gibi konuklarıyla birlikte atar. Konuklarını her zaman baş üstünde tutarlar. Kırgızlar da, Türkler de. Dolayısıyla, biz Kırgızistan’ın dünyanın turizm merkezlerinden bir tanesi olabileceğine inanıyoruz. Tabii bazı tamamlanması gereken şeyler var. Türkiye’de de benzer süreçlerden geçtik. Bizde de deniz var, dağ var, kültür var, spor var. Ancak, turistlere hizmet ederken bazı eksiklikleri tamamlamamız lazım. Mesela, her şeyden evvel turizm sezonunu 12 aya yaymak lazım. Yaz var, kış var, bahar var, güz var. Her bir sezonun müşterisi, turisti ayrıdır. Kimisi yazın gelmek ister, kimisi kışın gelmeyi sever. Kırgızstan’da bütün bu ihtiyaçlara cevap verecek yerler var. Karakol’a gitseniz, kayak yaparsınız, kış turizmi. Burada dağlara çıksanız yazın, inmek istemezsiniz. Güzün her şeyden güzel olur. Baharda çiçekler, bildiğim işte Batken’de Aygül, Sonköl’de Kara tülpan. Kırgızstan’ın güzelliklerini her ay tanıtmak lazım. Bunun için de alt yapı lazım. Turistler ne ister? Rahatlık ister. Turistler gittiği yerde kalacak güzel oteller ister, güzel yollar ister, restoranlar ister. Ben görüyorum ki, Kırgız turizm sektöründe büyük bir atılım var. Biz kendi tecrübemizi Kırgızstan’la paylaşmaya hazırız. Bir güzel taraf da, ben Kırgızstan’a faydası olacağını düşünüyorum: Türkiye’de bugün bir sezonda yaklaşık 20-30 bin Kırgız kardeşimiz turizm sektöründe çalışıyor. Bu kişiler, bu gençler, Kırgız baldarı bence Kırgızstan’ın turizminin geleceğidir. Bunlar Türkiye’de edindikleri tecrübeleri, buraya aktarabilirler. Birçok yeniliği de esasen aktardıklarını görüyorum. Kendileri buraya gelip, restoranlar, kafeler, işletmeler, oteller açıyorlar. Türk turizm sektörüyle Kırgız kurumları arasında işbirliği için bir köprü oluşturuyorlar. Türk yatırımcılar da Kırgız turizm sektörüne katkıda bulunmak istiyor. Otellerimiz var. Novotel Türk-Kırgız ortaklığıdır. Sheraton Otel bir Türk yatırımıdır. Dostuk Otel’in renovasyonu için yeni bir Türk yatırımcısı geldi. Dolayısıyla, ben iki ülkenin turizm sektörleri arasında paylaşacağı, birbirinden öğreneceği çok şey olduğunu düşünüyorum.
Diplomatik misyonunuz sırasında Türkiye’nin Kırgızistan’daki Büyükelçiliği hangi temel görevleri kendisine hedef olarak koyuyor? İki ülke arasındaki iş birliğini daha üst seviyeye çıkarmak için hangi adımların önemli olduğunu düşünüyorsunuz? Kırgız-Türk ilişkilerini 5–10 yıl sonra nasıl görüyorsunuz?
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem: Şimdi bu tabii çok önemli bir şey. Biz Kırgıstan’la aramızdaki ilişkileri devletten devlete değil, halktan halka da görüyoruz. Bu 5-10 yıl içerisinde, bundan önce 30 yılda başarılanların daha da hızlanarak devam edeceğini düşünüyoruz. Kırgıstan ve Türkiye iki kardeş memlekettir, iki kardeş devlettir. Biz, Kırgızistan’ı, diplomatik olarak uluslararası alanda görünürlüğünü, bilinirliğini artırmak için hep destekledik. Türkiye-Kırgızistan ilişkilerinin diplomatik boyutunda imzalanabilecek her anlaşmayı imzalıyoruz. En başından beri aramızda birçok temel anlaşma imzalanmış durumda. Yenileri için çalışmalar yapılıyor. Eskilerinden bazılarını yenilemek için ayrıca çalışmalar yapılıyor. Türkiye ve Kırgızistan, bölgemizin iki ayrı ucunda. Kırgızistan en doğuda, Türkiye en batıda. Yani bir dostluk köprüsünün iki ayağı Kırgızistan ve Türkiye’dir. Dolayısıyla Türkiye’yle Kırgzistan arasındaki dostluk köprüsünün bütün bölgeyi içine alacak bir yakınlık oluşturacağına, buna Kazak kardeşlerimizin, Özbek kardeşlerimizin, Türkmen kardeşlerimizin, Azerbaycan Türklerinin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, hatta Macaristan’ın dahil olacağını söyleyebiliriz. Türkiye ve Kırgızistan bu coğrafyanın iki ucundan tüm coğrafyayı kucaklayan iki ülkedir.
Kırgızistan’da Türk okullarından, Türk üniversitelerinden mezun olan öğrencilerin sayısı çoktur. Eğitim alanında ikili işbirliğinin gelecekteki ortaklığın sağlanmasına nasıl bir rolü olacak?
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem: Bir kere şunu bilmek lazım: Eğitim bizim birinci dosyamızdır. Eğer Kırgızcasını söylemek gerekirse: Bu baldar, bizim baldarıbız. Bizim eğitim konusunda verdiğimiz önemin en önemli göstergelerinden bir tanesi 30 yıl önce Kırgızistan ve diğer kardeşlerimiz bağımsız olduğunda başlattığımız ilk proje olan 10.000 öğrenci projesidir Ve 10.000 öğrenci projesiyle yıllar içerisinde Türkiye’de bugüne kadar binlerce öğrenci ve Kırgızistan’dan da beş bini aşkın öğrenci eğitim gördü. Hala iki bini aşkın öğrenci Türkiye’deki üniversitelerde eğitim görüyor. Bunların hepsi bursludur. Hepsi ücretsiz eğitim almaktadır. Bu çok önemli. Her yıl 300’ü aşkın öğrenciyi Türkiye’ye burslarla götürüyoruz. Onlar Türkiye’de değişik üniversitelerde çok başarılı bir şekilde eğitimlerine devam ediyorlar. Bu öğrencilerin Kırgızistan’a döndüklerinde önemli yerlere geldiklerini, kendilerine iş kurduklarını, idarede, hükümette işe girdiklerini görüyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Bu Kırgızistan’ın ihtiyacı olan insan gücünün, yetişmiş, eğitimli insan gücünün temeline katkıda bulunur. Bu yıl ilk defa “Kırgız Yıldızları” Programını başlattık. Türkçesi “Kırgız Yıldızları”, Kırgızcası da ‘Kırgız Cıldızdarı’. Dilimiz bir. Kırgızistan’da ORT sınavlarında ilk 50’ye giren gruptan 11 öğrenci Türkiye’deki üniversiteleri seçtiler. Bunlara özel burs programı oluşturduk. Daha çok imkan veriyoruz. Bu öğrencilerimiz bulundukları Türkiye’deki üniversitelerden Avrupa’daki üniversitelere de kısa süreli olarak gidip dönüp, diplomalarını alacaklar ve biz bunu iki kat bursla yapıyoruz. Bunu sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.
Tabii bütün bunların haricinde şuna da bakmak lazım: Bunları sadece Türkiye’de yapmıyoruz. Türkiye ve Kırgızistan arasındaki eğitim işbirliğinin en önemli göstergelerinden birisi Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesidir. Bu üniversite kurulduğu 1995’ten bu yana tam 14 bin mezun verdi. Kırgızistan’da göreve başladığımdan bu yana neredeyse tüm oblastlara gittim. Gittiğim her yerde, akimlik ofisinde, idarelerde, otellerde hep Manas Üniversitesi mezunlarının çalıştığını gördüm. Yaklaşık 7 bin öğrenci de bugün hala okuyor. Manas üniversitesinin önemli bir özelliği ücretsiz olmasıdır. Herkes bedava eğitim görüyor. Dolayısıyla, bunu bir hizmet olarak birlikte başardığımız bir iş olarak görüyoruz. Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinin Çıngız Aytmatov kampüsünde bugün 7000 öğrenci okuyor. Bunun ilerki kuşaklara da büyük faydası olacağını düşünüyoruz.
İş Manas Üniversitesi ile de sınırlı değil. Bugün Kırgızistan’ın büyük üniversitelerinin hemen hemen tamamında Türkçe kurslar var. Kırgız çocukları gelip TTÖMER’den Türkçe kurs alıyorlar. Kırgız Milli Üniversitesinde, Kırgız Devlet Üniversitesinde, Oş’ta, Celal-Abad’da Türkçe kurslarımız var. Öğrenciler gelip Türkçe öğreniyor. Dillerimiz ortak. Artık Youtube var. Halk, Youtube’dan Türk dizilerini seyrediyor. Türk filmlerini seyrediyorlar ve Türkçeyi öğreniyorlar. Dolayısıyla, ortak dilin bize verdiği güçle biz eğitim programlarımızı hiç durdurmadan artırarak sürdürmeye kararlıyız. Bir yandan üniversitelerimiz arasında Türk Dünyasında Türk Akademi var. Orhun programı var. Akademik işbirliği ve değişim için. Aynı şekilde Yunus Emre Türk Kültür Merkezimiz faaliyetlerine devam edecek. TİKA bir yandan Kırgız liselerinde merkezler kuruyor. Yeşil enerji konusunda, rüzgar ve güneş enerjisi alanında. Dolayısıyla, eğitim kültürel ve sosyal iletişimin devamlılığı ve ortak değerler birarada tutulmuş olacak.
Kırgızistan ile Türkiye TDT çerçevesinde işbirliğini daha da nasıl güçlendirebilir?
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem: Türk Devletleri Teşkilatında dikkat etmemiz gereken bir şey var. Biz ne istiyoruz? Biz zaten bir milletin evlatlarıyız. Altay’lardan bir çıkıp yolumuza başlamışız. Biz de Kırgızız belki. Belki Kırgızlar da Türk. Dolayısıyla bizim istediğimiz, dilde zaten biriz. Fikirde, dilde biriz. İşte de bir olmamız gerek. Birbirimizin iyiliği için çalışmamız gerek. Örneğin, bir örnek vermek isterim. Misal, bağlantısallık denen bir şey çıktı çağımızda. Ülkelerimizi ulaşım ağıyla birbirlerine bağlamamız gerek. Bugün baktığımızda, misal bir Orta Koridor var. Çin’den Kırgızistan'a bir demir yolu projesi başladı. Bu, Çin’den Kırgızistan'a, Kırgızistan'dan Özbekistan'a, Özbekistan'dan Türkmenistan ve Hazar geçişiyle Azerbaycan'a, Azerbaycan'dan da Türkiye'ye. Biraz önce söyledim. İki ülke bu coğrafyanın iki ucunda bir köprüyü bağlıyor. Kırgızistan'da başladı, Türkiye'de bitiyor. Dolayısıyla bu, “Türk Devletleri Uyumu”nun aklında hep olması gereken bir şey. Bir kuşak ve o kuşağın üzerinde bir aileyiz. Bütün kardeşlerimizle beraber. Kırgızistan ve Türkiye bu bağlantısallık konusunda, iş birliği konusunda stratejik ortaktırlar.
Tam 600 milyon dolar sermayeyle Türk Yatırım Fonunu kurduk. Bu fon yakında faaliyete geçecek. Şimdi biz burada konuşurken, 200 metre ötemizde bir otelde, Kırgız Ekonomi ve Ticaret Bakanlığının evsahipliğinde Türk Yatırım Fonunun Guvernörler Kurulu toplandı. 600 milyon dolar bütün ülkelerimize, daha ilave, refah getirecek. Üye ülkelerin, iş dünyalarına ihtiyaç duyacakları finansmanı sağlayacak.
Bunun haricinde başka şeyler de var. Dilde, fikirde, işte birlik ne demek? Onun altını doldurmamız lazım. Misal, bir ortak alfabe projemiz var. Bildiğimiz kadarıyla Kazakistan’da geçildi, Türkmenistan’da geçildi, Özbekistan’da geçildi, Azerbaycan’da, Türkiye'de de geçildi. Kırgızistan’ının da ortak alfabeye alışmasıyla, geçişiyle, ortak dil konusunda, aramızdaki engellerden biri daha kalkmış olacak. Örnekler vermemizi isterseniz, mesela Büyük Usta Cengiz Aytmatov’un “Ak Keme” kitabı ortak alfabeyle basılan ilk kitap oldu. Şimdi, bir Kırgız da okursa, Türk de okursa, aynı kitabı okuyor. Bunu önümüzdeki süre içerisinde daha da güçlendirmemiz, kolaylaştırmamız lazım. Ama zaten konuştuğumuz zaman konuşma dilimiz bir. Ben bugün Kırgızistan'da bir Bişkek’te alışverişe çıksam, pazara gitsem, bir problem yaşamıyorum. Ben konuştuğum zaman karşımdaki Kırgız, ben ona Kırgızca soruyorum, o bana Türkçe cevap veriyor. Bu benim için çok büyük bir mutluluk, kolaylık. Dolayısıyla bunun önümüzdeki senelerde daha da güçlenmesini isteriz.
Türk şirketlerinin Kırgızistan’daki büyük altyapı merkezlerine, enerji, yol yapımı, ulaşım ve lojistik gibi alanlara aktif olarak katılma imkanlarını araştırıyorlar mı?
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem: Tabii ki. Bir kere şunu bilmek lazım, Türk iş adamları burada her sektöre, her işe girmek ister. Yeter ki karşılarında hem Hükümetten, hem Kırgız iş adamlarından, bir ortak bulsunlar, birlikte çalışsınlar. Enerji alanında Türkiye’nin burada yaptığı çok iş var. Şu anda iki büyük baraj konusunda Orta Asya Investment Holding tarafından, Kazarman ve Kökömeren'de çalışmalar devam ediyor. Aynı şekilde, madencilik alanında, mineraller alanında büyük firmalarımız var. Az önce söyledim, Etibakır-Tereksay, altın çıkarıyor. Bir antimon madeni var, Duvataş firmamız çalışıyor.
Ayrıca, altyapı yatırımları konusunda Türk iş adamları dünyada ilk beşin içinde. Türk müteahhitlerinin en önemli özelliği çok hızlı operasyona başlamalarıdır. Tez başlıyor ve tez bitiriyorlar. Gittikleri bütün coğrafyalarda kendilerine büyük işler ve projeler getirdiler. Mesela Afrika'da, Asya'da, Rusya'da her yerde Türk iş adamları, Türk müteahhitleri çalışıyorlar. Onun dışında ticarette yine aynı şekilde Türk iş adamları her zaman etkinler. Az önce söyledim, turizm sektöründe de son derece etkinler. Her alanda, şimdi yeni teknolojiler konusunda da dijital dünya, elektronik devlet, bunlar konusunda da Türkiye'nin büyük projeleri ve başarıları mevcut. Bunları Kırgız kardeşlerimizle paylaşmaya hazırız.
Siz Kırgızistan’da uzun süredir çalışıyorsunuz. Daha önce de gelmişliğiniz olmuş. Şimdi de burada çalışalı bir yıla yaklaşmış. Bu bağlamda Kırgızistan’da sizi etkileyen, sizin çok hoşunuza giden ya da aksine hiç beğenmediniz şeylerden bahseder misiniz. Aklınızda, hatırınızda neler var?
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem: Bir kere Kırgızistan’ın ekonomisi, ticareti ve sosyal hayatı bakımından bizde üzüntü yaratan, hayal kırıklığı yaratan şeylerden değil de daha çok bazı tamamlanması gereken konulardan bahsedebiliriz. Tamamlanması gereken konular nedir? Aramızda eksik bir anlaşma varsa, bir sıkıntı varsa bunu karşılıklı diyalogla çözümleriz. Bu meseleleri çözmek istediğimizde, misal, bir firmamızın bir problemi oldu. Biz bunu Kırgız dostlarımıza söyleriz. Onlar da düşünüp: “Bunu nasıl çözebiliriz? Nasıl çözmemiz lazım” diye içten bir şekilde çaba gösterirler. Biz bundan çok memnunuz. Dolayısıyla bir hayal kırıklığı yok, bir diyalog var. Bir problem olduğunda en güzel şey onu birlikte oturup konuşmaktır. Bu bize hayal kırıklığı değil, ümit verir. Dolayısıyla Kırgızistan'da bizim en sevdiğimiz, en hoşumuza giden şey bu. Kardeşçe oturuyoruz, kardeşçe konuşuyoruz ve aramızdaki meseleleri kardeşçe çözüyoruz.
Gazeteci: Sayın Büyükelçi, sohbetiniz için çok teşekkürler. Şimdi veda edelim. Kalın sağlıcakla.
Büyükelçi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem: Teşekkürler. Çok teşekkürler.